“VİDİGÖZLÜK”LE GÖZ TEMBELLİĞİNDE %100’E VARAN İYİLEŞME SAĞLIYORUZ


Biyografi:

Kararlı, ısrarlı, tüm detayları inceleyerek sonuçlandırmayı hedefleyen girişimci yurdum insanı... Ankara Üniversitesi’nde eğitim görerek Elektronik Yüksek Mühendisi olan Veysel Özkapıcı, Türk Eğitim Vakfı’nın bursu ile Danimarka'da Mikro-Nano Elektronik Yüksek Lisansını tamamladı.

Nano-imprint litografi alanında uzmanlaşan Özkapıcı, Zeiss, Abbott, Shimadzu gibi Tıp Elektroniği alanında faaliyet gösteren çok uluslu firmalarda teknik tecrübe edindi.

Bir süre TÜBİTAK’ta Uzman Araştırmacı olarak çalışan Özkapıcı, eğitimi, tecrübesi ve TÜBİTAK proje destekleri ile BNM Fabrika adlı firmasını kurup geliştirdi.

BNM Fabrika özellikle üç ürünüyle dikkat çekiyor: VidiGözlük, VidiTablet ve Corneal Cross Link cihazı Apollon D. Cihazlar tüm dünyaya ihraç ediliyor ve teknik olarak tüm rakiplerinden ilerideler.

------------------------------------------------------------------

Veysel Özkapıcı:

“VidiGözlük”le göz tembelliğinde %100’e varan iyileşme sağlıyoruz”

Ülkemizde teknoloji ve girişimciliği aynı potada eritebilen kişilere ihtiyaç olduğu söylenir hep. Göz sağlığı söz konusu olduğunda bunu başarabilen bir isim göze çarpıyor: Veysel Özkapıcı.

Akademik geçmişinin yanı sıra Özkapıcı, özellikle göz sağlığı için başarılı ürünlere imza atan ekibin başında. Bu anlamda üç ürünüyle dikkat çekiyor: VidiGözlük, VidiTablet ve Corneal Cross Link cihazı Apollon D.

TÜBİTAK geçmişiniz var. Ayrıca prestijli uluslararası firmalarla uzun süre çalışmışsınız... Daha sonra BNM Fabrika’yı kurdunuz. Bu mesleki serüvenden kısaca bahsedebilir misiniz?

Elektronik mühendisliğinden mezun oldum. 2003 yılında Türk Eğitim Vakfı bursunu kazandım ve Danimarka’da Mikro-Nano Elektronik üzerine master yaptım. O süreçte yaptığım çalışmalar neticesinde birkaç patent, birkaç da ürün ortaya çıktı.

Türkiye’ye döndüğümde her zaman hayalim olan TÜBİTAK’ta çalışma fırsatı buldum. Ben nano-imprint litografi alanında uzmanım. Bu yarı iletken üretiminin daha hızlı ve ekonomik olmasına katkı sağlayacak bir teknik. Ancak olmadı; ben de istifa ettim. 2009 yılında TÜBİTAK’ın tekno girişim desteği ile firmamızı kurduk. TÜBİTAK desteği ile birkaç proje daha yaptık ve bugünlere geldik.

BNM’de daha çok göz cerrahisinde kullanılan cihaz ve tüketim malzemelerine yönelmenizin sebebi nedir?

Öncelikle göz cerrahisinde hem cihaz hem de tedavi alanında çok tecrübeli olduğum için bunu pratiğe dökmek istedim. Bir de ülkemizde hastaneler için teknolojik ürün üretimi mevcut değil. Özellikle göz hastanelerinde her bir ölçümün ayrı bir cihazı olduğundan bu alanda çok büyük açık gördük ve pazara girdik.

VidiGözlük (Vidi Smart Glasses) ile göz tembelliği olan çocuklar için yenilikçi bir ürün geliştirdiniz. Bu ürün Japon ve ABD’li bilim adamlarınca ortaya atılmış bir fikre dayanıyor. Siz bu fikre neler kattınız? Ürününüzü orijinal kılan yönler neler?

Bir fikrin ortaya atılması ne kadar önemli ise gerçeğe dönüşüp insanlarla buluşması da bir o kadar önemlidir. Bu fikrin patenti 1993 yılında alındı. O dönemde ne teknolojik altyapı ne de pazar buna hazırdı. Bizden önce bir firma bununla ilgili araştırmalar yaptı ancak yeterli yayılımı gösteremedi çünkü teknolojilerini gerekli oranda geliştirmemişlerdi. Biz bu ürünle ilgili o kadar yoğun çalışma yaptık ki görme alanı kapama başarısını %99.7’ye çıkardık. Üstelik cihaz bunu otomatik yapıyor. Kullanıcının yalnızca açıp kapaması yeterli. Biz üründeki eksikleri tamamladık ve piyasanın ihtiyacı olan ürünü ortaya çıkarttık.

VidiGözlük göz tembelliğini nasıl ve ne sürede tedavi ediyor?

Tedavinin etkili olması hastalığın sebebine göre değişim gösterebiliyor. Göz tembelliği bir gözün diğerinden farklı olarak görevini daha az yerine getirmesi nedeniyle oluşuyor. Göz tembelliğinin en etkili tedavisi iki yüz yıldır “kapama” tedavisidir. Amaç kapatılan gözü cezalandırmak değil, diğer gözü çalıştırmak. Doktor “kapama” tedavisi verdiyse, gözlüğümüz kesinlikle etkili bir tedavi aracı olabiliyor.

Göz pedine nazaran VidiGözlük’ün üstünlükleri neler? Herhangi bir zararı var mı?

En önemlisi çocuğu mutlu etmesi. Çünkü göz bandı takan çocuk dışlanmış hissedebiliyor. VidiGözlük ise normal bir gözlük gibi. Açılıp kapanması oyun gibi geliyor. Üstelik estetik. Kullanan çocuklar kendini toplumda rahat hissediyor. Bu kritik süreçte çocuğun uyum sağlaması çok önemli. Bu psikolojik üstünlüğü. Üstelik göz pedini çocuklar kendileri takmakta zorlanabiliyor ama VidiGözlük hafif ve kullanımı kolay olduğu için çocuklar zorlanmıyor.

Ancak bu ürünü geliştirmemizin asıl sebebi, “görme merkezine aktif şekilde her dakika uyarılma” sağlamamız. VidiGözlük bu nedenle göz bandına göre %20-30 daha iyi performans gösteriyor. Doktorlarımız tarafından son ulusal kongrede paylaşılan bilgi ise VidiGözlük ile “Binoküler” yani “çift taraflı görmede yaşanan artış”. Bu çok değerli ve anlamlı bir gelişme ve bizleri heyecanlandırıyor.

Ayrıca yaz aylarında göz bandı epey problem çıkarabiliyor. Çünkü gözün tamamını kapatıp baskıladığından gözdeki koruyucu sıvının akışını azaltabiliyor. VidiGözlük’te ise bu söz konusu değil.

Reçeteli gözlüklerle kullanma imkânı var mı?

Göz tembelliği olan hastaların %90-95’inde kırma kusuru var; yani reçeteli gözlük kullanıyorlar. VidiGözlük’le birlikte verilen sapsız çerçeve ile çocuğun reçeteli gözlük camı bizim gözlüğün içine geçirilebiliyor. Böylece hem kapama işlemi gerçekleşiyor hem de numaralı gözlük kullanılmış oluyor.

Peki bakanlık onayı var mı?

Tabii ki. Bu aslında Sağlık Bakanlığı’nın Ulusal Bilgi Bankasına kayıtlı medikal bir cihaz. Biz fiyatı uygun tutmaya çalıştık ancak kullanıcılarımız gözlüğün sigorta kapsamına alınması için uğraş veriyorlar. Ürünümüz Hollanda’da sağlık sistemine girdi. Yani sigorta gözlüğün ücretini ödüyor. Umarım bizde de bu süreç başarı ile sonuçlanır.

Kimler bu gözlüğü kullanmak için uygun aday?

O duruma karar vermesi gereken kişi doktordur ancak çocuğa “kapama” tedavisi verildiyse bu gözlüğü kesinlikle kullanabilir. Tabii ki 9 ya da en geç 10 yaşına kadar.

Başlangıç yaşı nedir?

Şu anda 1,5 yaşında kullanıcımız mevcut. Gözlük kullanmaya başlayan kişi bizim gözlüğümüzü kullanabiliyor.

Başarı istatistiğinden de biraz bahsedelim...

Görme öğrenilen bir davranış. Bir çocuğu karanlık bir mağaraya kapasak ve dokuz yaşına kadar hiç göremese çıktığında da göremez. Altı yaşına kadar görmeyi %80, dokuz yaşına kadar da %100 tamamlıyoruz. Bu yaşlardan sonra yapılanlar pek de fayda etmiyor.

Bunu gururla söylüyorum ki, tek bir hastamızdan bile olumsuz geri dönüş almadık. Türkiye’de 1300 civarı kullanıcımız var ve bunları çok ciddi bir şekilde takip ediyoruz. Bu gözlüğü kullanıp sonuç alamayan bir kişi dahi yok. Bir çocuğun hayatını değiştirmek çok önemli. Aldığımız anne-baba duasının haddi hesabı yok.

Şunu da eklemek isterim: Türk Oftalmoloji Derneği’nin ulusal kongresindeki sunumlarda “VidiGözlük’ün sadece bir göz değil, binoküler yani “iki gözde birden görme keskinliğini artırdığı” paylaşıldı. Artık bu gözlük alternatif tedaviden çıktı ve birincil tedavi olma yolunda ilerliyor.

Elbette bu başarılı sonuçlar çocuğun okul hayatına da yansıyordur...

Evet çocuğun okuldaki başarısı ile birebir ilintili. Özellikle gözlüğün ana okulunda kullanımı çok önemli. Zira çocuk yakına bakıyor, yani gözlerini çalışmaya zorluyor. Bu yüzden 3-6 yaş çocukların ailelerinden rica ediyoruz. Günde bir saat bile olsa gözlüğü kullandırmak gerekiyor.

VidiGözlük’ü kullanan hastalarda ne gibi değişimler yaşandı?

Çok güzel geri dönüşler aldık. Normalde 15 gün içinde ürünü geri alıyoruz. Çocuğun kullanmama durumu olursa diye. Ancak henüz bize geri dönen bir ürün olmadı. Çocuğun daha aktif olmaya başladığını ve okuldan başarılı sonuçlar getirdiğini de söylüyor aileler. Eskiden küçük bir gruptuk. Bu sene gözlüğü kullanan aileler birbirleriyle buluşmuşlar. Güzel olaylar tabii bunlar.

Bu gözlüğü kullanan ve sağlığına kavuşanlar arasında ilginç hikâyeler var mı?

Çok fazla hikâye var ancak bunlardan iki tanesi çok önemli. 4,5 yaşında Nistagmus (göz titremesi) hastası bir kızımız vardı. %30 görüyordu ve doktorların yapabileceği pek bir şey yoktu. Aile de çok umutsuzdu. O çocuk şimdi %80 gibi bir oranla görüyor.

Anne karnında elini gözüne koyan ve bu sebepten görme problemi yaşayan bir çocuğumuzun tedavisini de %100 görme ile sonuçlandırdık. Ki bu kızımız son 3 yıldır klasik göz bandı ile düzgün kapama yapmış ancak %30 görme oranını geçememişti. Broşürlerimize ailelerin izni ve desteği ile gerçek kullanıcılarımızdan nu gibi hikâyeleri dahil ettik.

O halde VidiGözlük’ün göz tembelliğinden başka hastalıklara da iyi geldiğini söyleyebilir miyiz?

Biz sadece göz tembelliği için geliştirdik ancak kullanım şekline göre farklı bir rahatsızlık için de kullanılabiliyor. Birkaç ay önce bir Rus grup geldi. VidiGözlük 30 saniyede bir kapanıp açılıyor ama onlar saniyede 1 ila 5 kez kapanıp açılmasını istediler. Bununla da farklı bir hastalığı tedavi edeceklerdi çünkü hastaya optik egzersizler yaptırmak için iyi bir ürün. Şaşılık tedavisinde de eğer şaşılığın sebebi kasların güçsüzlüğü değil de göz tembelliği ise bu ürün kullanılabiliyor.

Bu ürün nereden temin edilebiliyor?

Şu anda 30-40 şehirde anlaşmalı gözlükçülerden oluşan noktalarımız mevcut. Medikal bir ürün olduğundan web sitemizden satış yapamıyoruz. Bizi arayarak ürünü temin edebilirler. Ancak biz gözlükçüden alınmasını tavsiye ediyoruz çünkü gözlük camı takma işlemi de yapmak gerekebiliyor.

Mesela Van’da oturan biri ne yapıyor?

O durumda bize ulaşıyorlar ve gönderimini sağlıyoruz.

Peki bu kişiye göre optimize edilen bir cihaz değil midir?

Bu ürünün varoluş noktası moda amaçlı değil.

Bizim bilmemiz gereken birkaç şey var. Birincisi doktor “kapama” tedavisi verdi mi? İkincisi hangi gözün kapanacağı? Son olarak da hasta kız mı erkek mi? Bunu da pembe ya da mavi gözlük seçeneği sunmak için soruyoruz.

Ufak sorunlar için ailelerimizin oluşturduğu bir kullanıcı grubumuz var. Ürünü alanları oraya ekliyoruz. Orada “burnumuzu sıkıyor” ya da “kulaklarımızı sıkıyor” gibi şikayetlere çözüm üretiyorlar.

Sonuçta farklı yaşlardaki çocukların kafası farklı boyutlarda oluyor. Bunun için yandaki esneklikten faydalanıyorsunuz sanırım.

Evet işte Ar-Ge’nin önemi burada ortaya çıkıyor. Başlangıçta 3-6 yaş arası için bu tasarımı yaptık. Bunun için de İngiltere’den özel bir ekiple çalıştık. Ancak pratikte 1,5 ila 9 yaş arası hastalar bu gözlüğü kullandı. Rakiplerimiz sapları sabit yaptıkları için başarısız olmuşlardı. Biz bu sapı “değiştirilebilir” yapıyoruz. Hatta kullanıcılarımız araba modifiye eder gibi bunu çocuğuna özel hale getiriyorlar.

Ayrıca hafiflik de çok önemli. İlk prototipimiz çok ağırdı. Dolayısıyla kalıpları değiştirdik. Bugün bu ürün 32 gram. Çünkü küçük yaşlarda buruna yapılan baskının az olması çok önemli.

Ama yine de kişiye göre ihtiyaçlar da değişebiliyor. Bu noktada anneler çok yaratıcı çözümler buluyor. Burun kısmını oyun hamuru ya da silikon gibi malzemelerle çocuğuna göre uyarlayan bile var. İlk prototipimizin ağır ve çirkin olduğunu bana söyleyen de yine bir anneydi.

Peki bu ürünün zararı var mı?

Neticede ürünümüzde şarj edilebilir bir pil var. Bu da elektro manyetik bir alan yaratıyor. Bir saç kurutma makinesinin elektro manyetik alanı 100 birim civarı. Televizyonun 1 birim. VidiGözlük’te ise 0,001 birim. Yani televizyon izlemekten bin kat daha az zararlı.

Kullanıcılara tek bir uyarımız var. Üç boyutlu görmeyi gerektiren; örneğin bisiklete binerken bu gözlüğü kullanmamak lazım çünkü iki gözün kullanılması gerekiyor. Bunun dışında ürünün bir zararı yok.

Normal reçeteli bir gözlük devamlı kullanılırken, VidiGözlük’ü günde kaç saat kullanmak gerekiyor?

Onu söylemek bizim işimiz değil. Doktor gözü kaç saat kapaması gerektiğini çocuğun durumuna göre belirler ve gözlüğün ona göre kullanılması gerekir. Ancak 6 yaşından sonra kullanılabildiği kadar kullanılması gerekiyor. 6 yaşından ufak çocuklarda da günde en az 2 saat kullanılması gerekiyor.

6 yaşında bu gözlüğü kullanan ve iyileşen bir çocuğun tekrar kötüleşme ihtimali var mı?

9 yaşına kadar olabilir. Hastalığın sebebi çok önemli. Bu sebep ortadan kalkmadıkça tekrarlama ihtimali var. Bu yüzden çocukların 9 yaşına kadar 6 ayda bir göz muayenesinden geçmesi lazım.

Peki 9 yaşından sonra hastalığın nüksetme durumu var mı?

Hayır, hastalık 9 yaş civarı iyileşti mi bir daha nüksetmiyor.

“VidiTablet” dünyanın ilk ve tek göz tembelliği tableti

Firmanızın kuruluş amacını “Türkiye'de üretilemeyen katma değeri yüksek ürünleri yerli imkânlar ve bilgiye dayalı olarak üretebilmek” şeklinde açıklamışsınız. Bu cümleden şunu anlıyoruz ki başka ürünleriniz de var. Yeni ürününüz VidiTablet’ten de bahseder misiniz?

Bütün dünyayı değiştirecek bir ürün; bu konuda da çok iddialıyız.

Sıradan bir tabletin görüntü oluşturan LCD’si yedi katmandan oluşur. Bu yedi katmandan bir tanesi 45 derece geçirmeli polarize filtredir. Bu filtre renklerin oluşmasını sağlar. Biz bu sayede görebiliriz. Buradaki polarize filtreyi ekrandan çıkarıp gözlüğümüze taktığımız zaman ekranı tam olarak görebiliriz. Burada amaç çocuğun az gören gözünü çalışmaya zorlamak. Çocuk zaten tablet ile oynamak istiyor. Bu alet için şimdiden çok sayıda ön siparişimiz var.

Yani bu sadece özel bir gözlükle kullanılabilecek bir tablet değil mi?

Bunu sağlık ürünü değil, modifiye edilmiş tablet bilgisayar yani tüketici elektroniği olarak görüyoruz.

Evet bunun gözlüğü farklı. Biz bu gözlüğü aileye ve çocuğa da vereceğiz.

Bununla ilgili Başkent ve Marmara Üniversiteleri ile klinik bir çalışma yapacağız. Çocuk bununla oynarken görme merkezinin ne kadar uyarıldığına MR’dan bakacağız. Sonuçlara göre bunu yetişkinler için bile kullanılacak bir hale getirebiliriz.

Buna benzer ürünler piyasada var. Mavi ve kırmızı filtre takılarak çocuğun tek görmesi sağlanmaya çalışılıyor. O cihazda yalnızca o oyunla sınırlısınız. Ancak biz donanımı da değiştirdik. Bu değişiklik ile ister oyun oynasın ister çizgi film izlesin. Yeter ki buraya dokunsun ve el-göz koordinasyonu gelişsin.

Göz tembelliği olan 9 yaş üstü insanlar artık çok rahatlıkla bilgisayar kullanabilecek yani...

Klinik çalışmalar olmadan kesin bir şey söylememek lazım.

Bu ürünü nereden satmayı planlıyorsunuz?

Bu ürüne erişimin kolay olması gerekiyor. Dolayısıyla internetten aracısız satacağız. Hatta isterlerse tedavi süreci bittikten sonra bize gönderip normal tablete dönüşümü de sağlanabilir.

Ekstra maliyeti ile tabii...

Hayır ekstra ücret almayacağız.

Amme hizmeti yapacaksınız yani…

Yapıyoruz zaten. Gözlükleri kırıyorlar yenisini gönderiyoruz. Aç gözlü olmamak lazım. Bu neticede bir tedavi aracı. Bu yüzden kullanıcılarımız ürünlerimize bizden çok sahip çıkıyor.

Vidi serisine yeni ürünler katılacak mı?

“Vidi” Julius Caesar’ın “Veni, Vidi, Vici (Geldim gördüm yendim)” sözünden geliyor. Vidi “gördüm” demek. VidiGözlük ve VidiTablet’ten sonra Vidi G ve Vidi G XL geliyor. Glokom gözlüğü de gelecek...

“Kornea naklini önleyecek cihazımız için de çok heyecanlıyız”

Ürünleriniz Vidi serisinden ibaret değil. Keratokonüs tedavisinde kullanılan Corneal Cross Link cihazını üreten Türkiye’deki tek firmasınız. Üstelik bu konuda dünyada da 5. sıradasınız.

Cihazı “Apollon D” olarak isimlendirdik. Bu cihaz için çok heyecanlıyım çünkü tabiri caizse “bomba gibi” geliyor. Cihazı biraz değiştirdik ve daha iyi hale getirdik. İhtiyacı bildiğimizden dolayı öyle bir tasarım yaptık ki, bir çantaya koyup bütün süreci yönetme imkânına sahip. Türkiye’de en çok kullanılan cihaz bizimki oldu. Yaklaşık 10 bin vaka bu cihaz ile kusursuz bir şekilde çözüldü. Bu yüzden çok mutluyum.

Çalışma prensibinden bahseder misiniz? Ne kadar sürede tedavi sağlanabiliyor?

Keratokonüs korneanın incelmesi ve zamanla kubbe şeklini kaybetmesi durumunda oluşur. Tedavi için ya sert bir kontakt lens ile bastırırsınız -ki bu düzgün bir çözüm değildir- ya da içeriye bir halka koyarak gerilimi sağlarsınız.

Bu ise yeni bir teknik. Ortaya çıkalı henüz 10 yıl oldu. Riboflavin B2 vitaminlerinden damla damlatıp ultraviyole ışık vererek korneadaki çapraz bağları germe işlemi. Bu sayede bozulan kubbe yapısı yeniden eski halini alıyor ve kornea kalınlığı artıyor.

Bildiğim kadarıyla lazer uygulaması zaten var. Sizin ürününüzün farkı ne?

Bizimki lazer değil işte. Bizim cihazımızdaki “ultraviyole ışık”. Lazer ile ancak korneadaki kırma kusurları düzeltilebilir.

Peki sizin cihazınızda ultraviyole ışık kullanılmasının avantajı nedir?

Milattan önce Mısırlılar bu tür hastaları gözlerine bal sürüp tedavi ediyorlarmış. Çünkü balda B2 vitamini var ve güneş de ultraviyole ışık kaynağı. Bu cihazın yaptığı şey temelde bundan ibaret. Korneayı güçlendirmek için ultraviyole ışık kaynağı sağlamak. Bu, 365 nanometre boyunda homojen bir ışık. Damla ile göze sağladığımız riboflavin B2 vitamini bu ışık ile tepkimeye girdiğinde korneada bulunan kolajen yapıyı geriyor ve yeniden şekil almasını sağlıyor. Açıkça söyleyeyim; ileride olabilecek bir kornea naklini de önleyen bir tedavidir bu.

Peki bu tek seferlik bir işlem mi?

Genel olarak tek seferde bitiyor. Ancak hastanın iki gözünde de problem olduğu durumlarda iki göze ayrı günlerde yapılabiliyor.

----------------------------------------------------------------------------------------------------

VidiGözlük QR kod

www. youtube.com/channel/UCMC1YiNbjT23gEaAyiLx1oA

www. youtube.com/watch?v=6MLl70PpZ7w

www. youtube.com/watch?v=gnEPkoPkfUI

VidiTablet QR kod

www.viditablet.com

SPOTLAR:

Göz tembelliği olan hastaların %90-95’inde kırma kusuru var, yani reçeteli gözlük kullanıyorlar. VidiGözlük’le birlikte verilen, sapsız çerçeve ile çocuğun reçeteli gözlük camı VidiGözlük’üniçine geçirilebiliyor. Böylece hem kapama işlemi gerçekleşiyor hem de numaralı gözlük kullanılmış oluyor.

VidiGözlük’ün en büyük üstünlüğü çocuğu mutlu etmesi. Çünkü göz bandı takan çocuk dışlanmış hissedebiliyor. VidiGözlük ise normal bir gözlük gibi. Açılıp kapanması oyun gibi geliyor. Üstelik estetik ve kullanımı kolay olduğu için çocuklar takarken zorlanmıyor.

VidiGözlük, görme merkezine her dakika aktif uyarılma sağladığı için göz bandına göre %20-30 daha iyi performans gösteriyor. Doktorlarımız ulusal bir kongrede VidiGözlük ile “Binoküler” yani “çift taraflı görmede yaşanan artış” olduğunu da söyledi. Bu çok değerli ve anlamlı bir gelişme.

Göz doktorunun “kapama” tedavisi verdiği göz tembelliği sorunu olan hastalarda, VidiGözlük etkili bir tedavi aracı.

Bu ürünü geliştirirken Ar-Ge’ye çok önem verdik. Bunun için de İngiltere’den özel bir ekiple çalıştık. Başlangıçta 3-6 yaş arası için bu tasarımı yapmıştık ancak 1,5 ila 9 yaş arası hastalar için gözlük sapını “değiştirilebilir” hale getirdik. Hatta kullanıcılarımız araba modifiye eder gibi bunu çocuğuna özel hale getiriyorlar.

VidiTablet bütün dünyayı değiştirecek bir ürün; bu konuda da çok iddialıyız.

“Vidi” Julius Caesar’ın “Veni, Vidi, Vici (Geldim gördüm yendim)” sözünden geliyor. Vidi “gördüm” demek. VidiGözlük ve VidiTablet’ten sonra Vidi G ve Vidi G XL geliyor. Glokom gözlüğü de gelecek...

Corneal Cross Link cihazımız Apollon D için çok heyecanlıyım çünkü tabiri caizse “bomba gibi” geliyor. İhtiyacı bildiğimizden dolayı öyle bir tasarım yaptık ki, bir çantaya koyup bütün süreci yönetme imkânına sahip. Türkiye’de en çok kullanılan cihaz bizimki oldu. Yaklaşık 10 bin vaka bu cihaz ile kusursuz bir şekilde çözüldü.