HER ZEMİNDE RENGÂRENK…


Sanatçıların hem ilham kaynağı hem de kendilerini ifade aracıdır renkler. Kimi zaman tuvale yansıyınca hayat bulurlar, kimi zaman deklanşöre basınca…

“Renkler bir sanatçının elinde kendine her zeminde yer bulabilir” dedik ve ışıkla çizilen ihtişamlı heykelleri, nakışla işlenen kâğıtları, hayvan gözüyle bütünleşen insan yüzlerini, desene dönüşen halüsinasyonlarıyla yelpazemize takılan birkaç renk ustasını sayfalarımıza taşıdık.

Dijital sanatla illüzyon

Bir bukalemun ya da flamingoyu insan yüzüne gizlemek mümkün mü? 

Macar fotoğraf sanatçısı Flóra Borsi, dijital sanatın olanaklarından yararlanarak bunu başarıyor. “Animeyed” adını verdiği oto portre koleksiyonunda Borsi, sağ gözü yerine bir hayvan gözü yerleştirerek ortaya çıkardığı foto manipülasyonlarla gerçeküstü bir illüzyon yaratıyor.

Duygu ve hayallere odaklanarak oluşturduğu kompozisyonun etkileyiciliğini, kullandığı renklerin harmonisiyle katlayan Borsi, son derece yaratıcı ve profesyonel bir işe imza atmış.

Bu başarı tesadüf değil. Zira 11 yaşında başladığı foto manipülasyon alanında ustalaşan genç yeteneğin çalışmaları, aralarında Louvre Müzesi ve Saatchi Sanat Galerisi gibi önemli sanat platformlarının da bulunduğu pek çok sergide görücüye çıkmış.

Ve işte Borsi’nin, uygun görüntüleri bulamadığı için kamera karşısına kendisinin geçtiği, makyajını kendisinin yaptığı, gerçek hayvan fotoğrafları kullanarak uzun emekler sonucunda ortaya çıkardığı muhteşem çalışması…

Foto altı: Grafik tasarımcılar bu görüntüyü yakından tanır. 2014'te Adobe Photoshop’un seçtiği “25 Yaş Altı 25 Yetenekli Sanatçı” arasına giren Borsi’ye ait bu çalışma, Photoshop tasarım programının yeterliliklerini göstermek amacıyla açılış ekranı için seçilen görsellerden biri.

Qr kod: Flora Borsi’yi www.floraborsi.com adresli sitesinden takip edebilirsiniz.

Nakışı kâğıda taşıyan sanatçı

Nakış sanatını karakalem ve suluboyayla birleştiren Singapurlu sanatçı Izziyana Suhaimi, geleneksel ve popüler kültürü harmanlayan çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Genellikle renkli çiçek desenleri, geometrik şekiller ve kadın portreleri kullandığı “The Looms in our Bones” (Kemiklerimizdeki Dokumalar) adlı çalışmasında Suhaimi, kıyafet ve aksesuarları nakışla ön plana çıkarmış. Yaptığı resimlere eklediği nakışları “zamanın fiziksel yansıması” olarak tanımlayan Suhaimi, biten bir işteki iğne izlerinin ise zamanın geçtiğinin göstergesi olduğunu söylüyor.

Sanatçı, geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran nakış ve çizim gibi sanatsal pratiklerden önce Singapur’da fotoğrafçılık okumuş. Lisans eğitimine devam ederken yaptığı bir ödev için nakışı kullanmaya başlayan Suhaimi, çizimi nakışla harmanlamanın her defasında yeni bir hikâyeyi başlattığını söylüyor.

Uzun pozlama ile ışıktan heykeller

Brezilyalı fotoğrafçı Vitor Schietti uzun pozlama tekniği ve havai fişek kullanarak “Impermanent Sculptures” (Geçici Heykeller) adını verdiği projesinde ışıktan heykeller yaratıyor.

New York Film Akademisi, Sao Paulo ve Uluslararası Sinema Akademisi’nde sinema eğitimi alan, sulu boyayla da uzun süre uğraşan Schietti, son zamanlarda çektiği fotoğraflarla adından bahsettiriyor.

Işığı alışkın olduğumuz formun dışında ağaçların, tepelerin, kayaların etrafında dolandırıyor. Elde; dokunulamayan, yanına gidip poz verilemeyen ama bir karede yakalanmış ışıktan heykeller kalıyor.

Doğayı ışığın kendine özgü renkleriyle boyayan sanatçı, bu kareleri fotoğraflayabilmek için zorlu bir uğraş veriyor. “Alacakaranlıkta filtre kullanımı ve havai fişek parlaklığı arasında mükemmel bir denge bulmak çok önemli. Bu dengeyi bulmak için gün içinde 30 ila 50 dakika gibi dar bir vakit oluyor. Havai fişeklerin etkisi bazı işlemler sonrası tek görüntü içinde on ikiye yakın fotoğrafın birleştirilmesi ile elde ediliyor” diyen Schietti, bu fotoğraf serisinin birkaç yılın ürünü olduğunu söylüyor.

Puantiye Kraliçesi

Yayoi Kusama, 1929 doğumlu Japon artist ve yazar. Andy Warhol ve Roy Lichtenstein gibi iyi bilinen bir Pop Art sanatçısı. Resim, enstalasyon, edebiyat, sinema dahil sanat disiplinlerinin birçoğunda önemli eserler ortaya koymuş. 

Japonya'nın yaşayan en büyük sanatçılarından biri kabul edilen, 2006’da “Yaşam Boyu Başarı” ödülüne hak kazan Kusama, “Life is the Heart of a Rainbow” (Gökkuşağının Merkezidir Hayat) adını verdiği sergisinde takıntılarını ve çocukluğundan beri gördüğü halüsinasyonları puantiyelerle anlatıyor. Obsesif-kompulsif bozukluğu olan 88 yaşındaki sanatçı, genellikle canlı renklere sahip bu noktalarla başa çıkabilmek için resim yapmaya başlamış.

Yaşamı ve gerçeküstü aranjmanları uluslararası sanat piyasasında en çok ilgi çeken sanatçılardan biri olan Kusama'nın 60 yılı aşkın kariyeri, son yıllarda retrospektif sergiler aracılığıyla yeniden inceleniyor ve tartışılıyor.

Foto altı: George Clooney, W Magazine’in geleneksel Art Issue kapağında nokta sanatıyla tanınan Yayoi Kusama’nın puantiyeli çalışmalarıyla poz verdi.

 

 

Gazeteler renkli iplerle boyut kazanıyor

Amerikalı sanatçı Lauren DiCioccio, gazetede basılan görsellere renkli iplerle boyut vererek, alışılagelmiş olanı bambaşka bir şekilde önümüze seriyor.

Pek çok sanat dalında ürünler veren DiCioccio, sanat tarihi ve resim eğitimi almış olsa da kendine farklı bir yol çizmiş.

“Çalışmalarım, kitlesel ve basılı medya araçlarının somut güzelliğini yansıtıyor. Teknolojinin bize sunduğu daha hızlı bilgi aktarımı hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan dergi, gazete gibi basılı medyaların kaybolmasına neden oluyor” sözleriyle DiCioccio, bu çalışmalarıyla gelişen teknolojiyle birlikte matbaacılığın yerini dijitale bırakmasına dikkat çekiyor.